24 Mayıs 2017 Çarşamba

04.05.2017 günlü YÖK-YDK'nda ,yargı kararı ile bozulan disiplin cezalarının yeniden üretilmesi ve önerilen cezaların verilmesi ısrarını görüştük. Hukuksuzluğun,yasaların açıkça çiğnendiği yerlerin başında YÖK ve üniversiteler gelmektedir. Ayrıca bu kurumlar, yazdıkları ile gerçeği bile ters yüz etmekte sakınca görmeyecek bir etik çukuru içinde debelenmekteler. Belki meslektaşlarımın işine yarar diye iletiyorum.24.05.2017
Prof.Dr.Mustafa Altıntaş
YÖK-YDK Üyesi
(Eğitim-Sen Temsilcisi)
YÜKSEK DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA
YÖK – YDK’nun 04.05.2017 gün ve 2017/103 sayılı, Temsilcisi olduğum Eğitim-Sen Üyesi Abdullah AYKAL ve Hüseyin DERİNTEKİN hakkında verilen disiplin cezaları kararına ilişkin KARŞIOYUMUN GEREKÇESİ” aşağıdadır. Anılan karar metni ,imzasız olarak, 18.05.2017 gününde tarafıma internet üzerinden gönderilmiştir. Karşıoy gerekçemin eklenmesi ve imzama açılması ile öteki Sayın Üyelerce imzalanmasından sonra dağıtım konusu kılınmasını iletirim. Tamamı 8 sayfadan oluşmaktadır.
Saygılarımla. 23.05.2017 Prof.Dr.Mustafa Altıntaş
YÖK-YDK Üyesi 
(Eğitim-Sen Temsilcisi)
I. ABDULLAH AYKAL’A İLİŞKİN KARARA KARŞI ÇIKIŞIMIN GEREKÇESİ
Mardin Artuklu Üniversitesi tekniker kadrosunda görev yapmakta olan Sendikamız üyesi Abdullah Aykal hakkında ; Üniversitenin Personel Çalıştırmaya Dayalı Temizlik İhalesini alan firmanın 5 elemanının yine aynı kişiler/firma sahipleri tarafından işletildiği iddia edilen kantinde çalıştıkları iddiası ile ilgili olarak;kantinlerin bağlı olduğu birimin amiri olarak görevinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek, üniversiteden ihale alan işletmenin haksız kazanç sağlamasına ve kamunun zarara uğratılmasına neden olduğu gerekçesi ile; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125.maddesinin C bendinn (ı) alt bendinde belirtilen “Hizmet içinde Devlet memurlarıın itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” hükmü uyarınca “1/30 Oranında Aylıktan Kesme Cezası”ile cezalandırılması yönündeki önerinin, YÖK-YDK’nun oyçokluğu ile vardığı 04.05.2017 gün ve 103 sayılı kararına aşağıdaki gerekçelerle karşıyım.
1. 20.07.2015 GÜN VE 6759 SAYILI YÖK-YDK BAŞKANI KARARINA, YARGININ İPTALİ İLE GÜÇLENMİŞ BULUNAN, DÜŞTÜĞÜM KARŞIOY GEREKÇEM GEÇERLİLİĞİNİ KORUMAKTADIR. Üyemiz Abdullah Aykal’a ilişkin, yargı kararı ile iptal edilen,20.07.2015 gün ve 6759 sayılı karara düştüğüm karşıoy gerekçemi burada yinelemek istemiyorum. Ancak, 2015/51 sayılı karara düştüğüm karşıoy gerekçemi, bu karşıoy gerekçemin ayrılmaz bir parçası olduğunu yineliyorum.
2. TEK GÜNE SIĞDIRILAN BEŞ ÜYEMİZE İLİŞKİN SORUŞTURMA DOSYASINI İNCELEMEME VE GÖRÜŞ OLUŞTURMAMA İZİN VERİLMEMESİ : Sendika Temsilcisi olarak,üyelerimize ilişkin disiplin dosyalarının incelenmesine ve YÖK-YDK toplantısına bilgi sahibi olarak katılabilme olanağı tanınmamıştır. YÖK-YDK Başkanı adına Prof.Topçuoğlu imzasını taşıyan ve soruşturma dosyasının incelebileceği bildiriminde bulunulan 29497 sayılı yazı 27.04.2017 tarihlidir. BEŞ üyemizin dosyalarına erişmemiz, araya hafta sonu ve Pazartesi gününe rast gelen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeni ile ancak. 2 Mayıs 2017 Salı günü mümkün olmuştur. Beş üyemize ilişkin soruşturma dosyasının tarafımızdan incelenmesine olanak tanınması için, 4 Mayıs 2017 günlü toplantının ertelenmesine ilişkin istemimiz, YÖK-YDK Başkanlığı tarafından kabul edilmemiştir. Oysa ki,Bakanlar Kurulu’nun 17.09.1982 gün ve 8/5336 Sayılı Kararına dayalı olarak çıkartılan “Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik” in 9. Maddesi “üyelere verilecek dosyaların 7 gün içinde incelenmesi” ni gerektirmektedir. YÖK-YDK Başkanlığı, 5 üyemiz hakkında aynı günde görüşülecek dosyaların tarafımızdan incelenmesine olanak tanımayarak, bizi “bilgi sahibi olmaksızın düşünce sahibi olmaya zorlamıştır”. Yanısıra, anılan YÖK-YDK Başkanlığı adına imzalanmış yazıda, İKİ GERÇEK DIŞILIK YER ALMAKTADIR. BUNLARDAN İLKİ, ÜYELERİMİZ ABDULLAH AYKAL İLE HÜSEYİN DERİNTEKİN HAKKINDA ÜNİVERSİTELERİNCE (MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ ) YAPILMIŞ BİR SORUŞTURMA BULUNMAMAKTADIR. HAKLARINDA DÜZENLENEN SORUŞTURMA RAPORU İSE, YÜKSEKÖĞRETİM DENETLEME KURULU ÜYESİ ELİYLE, EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN FEZLEKEDEN, KES-YAPIŞTIR YÖNTEMİ İLE ÖNÜMÜZE GETİRİLMİŞTİR. İKİNCİ GERÇEK DIŞILIK, ÜYEMİZ ABDULLAH AYKAL HAKKINDA ÖNERİLEN “DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI” ÖNERİSİNİN OLMAMASIDIR. BU NEDENLE DE ABDULLAH AYKAL HAKKINDA VERİLEN 1/30 ORANINDA MAAŞ KESİM CEZASININ GÖRÜŞME VE KARAR YERİ YÖK-YDK OLMAYIP, KENDİ KURUMUNUN DİSİPLİN KURULUDUR.
3. ÜYEMİZ ABDULLAH AYKAL’A VERİLEN “1/30 Oranında Maaş Kesim Cezasına Konu” BİR EYMENİNİN KARARDA YER ALMAMASI VE ZAMAN AŞIMI KURALINA UYULMAMASI; Kararda, üyemiz Abdullah Aykal hakkında disiplin cezasına konu kılınan bir suç bulunmamaktadır. Atılı suçlamaları ve tarihlerini içeren kararın “SUÇUN TARİHİ” başlığı altında “Üniversiteden ihale alan işletmecilerin lehine davranarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet vermek” tanımlı bir suç ve bunun tarihi yer almamaktadır. Başlık altında yer alan atılı suçların tarihleri 10.12.2012 ile 28.04.2014 olarak geniş bir yelpazeyi içermektedir. “16.08.2013 (Folklor Malzemesi Alımı İhalesi), 22.08.2013 (LaboratuarTezgahı ve Malzeme Alımı İhalesi), 28.04.2014 (Demirbaş Malzeme, Yazılım ve Donanım Alımı İhalesi), 28.02.2014 (Eski PTT Binası Kiralama İhalesi), 17.09.2013 (Rektörlük Makamı ve Şantana Konağı İçin Özel İmalat Mobilya ve Dekorasyon Malzemeleri ve Mutfak Ekipmanları Alımı İhalesi), 22.01.2014 (Şantana Konağı Uygulama Oteli İçin Özel İmalat Mobilya Malzemesi Alımı, 23.01.2014 (Şantana Konağı Uygulama Oteli İçin Demirbaş Malzeme Alımı İşi), 10.12.2012 (Spor Malzemeleri Alım İhalesi), 13.12.2012 (Büro Malzemeleri Alım İhalesi, 16.08.2013 (Folklar Malzemeleri Alım İhalesi), (yargı kararı üzerine yeniden)-BURADA DA ATILI SUÇLARDAN OLAN 16.08.2013 TARİHLİSİ OLAN FOLKLOR MALZEMESİ ALIMI İHALESİ BİRİ EN BAŞTA, ÖTEKİSİ İSE EN SONDA OLMAK ÜZERE İKİ YERDE GEÇMEKTEDİR”. İster 657 Sayılı DMY’nin 127. Maddesi son fıkrasına, isterse 09.12.2016 tarihinde yürürlük kazanan 6764 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2547 S.Yasanın 53/C maddesi uygulansın-BU DEĞİŞİKLİKLERİN ÜYELERİMİZ HAKKINDA UYGULANMASININ OLANAĞI BULUNMAMAKTADIR- ZAMANAŞIMI NEDENİ İLE CEZA VERME YETKİSİ ORTADAN KALKMIŞ BULUNMAKTADIR. Bir an için bu karara, yargı kararı ile iptal edilen disiplin cezasının, iptal gerekçesi dikkate alınarak yeniden oluşturulması olarak yaklaşsak da, zamanaşımından kurtulmak mümkün değildir. Çünkü, Mardin İdare Mahkemesi’nin 02.06.2016 gün ve E.2015/3694, K.2016/1970 sayılı kararın, bu kararın üzerinden üç ay içerisinde oluşturulması yerine, onbir ayı aşkın süre sonrasında tesis edilmesi, hukuk devleti ve uygulamakla görevli olunulan 2547 Sayılı Yasaya bile aykırıdır.
4. YARGI KARARI SONRASI YENİDEN İŞLEM TESİSİNDE ŞÜPHELİLERİN İFADESİNİN ALINMAMASI, YENİDEN İŞLEM TESİSİ YERİNE, ÖNCEKİ POLİS FEZLEKESİ VE BUNA DAYALI OLARAK HAZIRLANARAK, 20.07.2015 GÜN VE 6759 SAYILI YÖK BAŞKANI KARARINA TEMEL OLUŞTURULAN SORUŞTURMA RAPORUNUN, TARİHİ DIŞINDA AYNEN SUNULMASI: Çoğunluğun katılmadığım kararında;YÖK-YDK Başkanlığı tarafından, Yükseköğretim Denetleme Kuruluna gönderilen 18.01.2017 gün ve 4315 sayılı onay ile, yargı kararları ile iptal edilen 20.07.2015 gün ve 6759 Başkanlık Kararı yerine, Yükseköğretim Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran’a yeni işlem oluşturulması görevi verilmiştir. Verilen görev, 04.05.2017 günlü YÖK-YDK Kararında: “…iptaline karar verildiği için soruşturma raporunun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.maddesine göre yeniden düzenlenmesi uygun bulunarak soruşturmayı yürütmek üzere…” biçiminde tanımlanmaktadır. Görevin verildiği tarih, 18.01.2017 olmasına ve ortada 09.12.2016 günü yürürlük kazanan 2547 Sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin ilgili hükümleri yerine, 657 S. DMY nın 125. Maddesine göre düzenlenmesi istemi, tek başına usule aykırıdır.
Hele hele, 657 S. DMY’ın 125 inci maddesi “ Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller” başlığını taşımaktadır. Soruşturmacı Güran, gerçek, yeni bir soruşturma raporu hazırlamamış, yerine, önceki ve yargı kararı ile iptal edilen raporuna dayalı suç ve cezaları, virgülüne dokunmaksızın YÖK Başkanlığına sunabilmiştir. (Dosya içine konmayan bu yeni rapora(KARARDA Yükseköğretim Denetleme Kurulunca hazırlanan 10.02.2017 tarih ve 03.03.2017 tarihli soruşturma raporlarında; denilmektedir. Yani dosya içinde bulunmayan iki farklı tarihl, numarası olmayan rapordan söz edilmektedir) ulaşılamamıştır, ancak, yapılan aktarımlar, iptal edilen önceki raporundan tıpkı alınmış olarak görünmektedir.).Tek başına bu bile, kamu görevlileri hakkında açılan disiplin soruşturmaları, düzenlenen sorular işin ciddiyeti ile bağdaşır olmaktan uzaktır. Ve asıl mahkum edilmesi gereken bu ciddiyetsizlik ve sergilenen sorumsuzlukla, acımasızlıkla, zalimce insanların meslek ve görevleri ellerinden alınmaktadır. Bunun hukuksal, yasal, vicdani ve etik yanını bulmanın olanaksız olduğunu yinelemekten mutluluk duymamaktayım.
5. HAKKINDA DİSİPLİN CEZASI VERİLEN ÜYEMİZ ABDULLAH AYKAL’IN GÖREV ÜNVANININ YANLIŞ YAZILMASI : Abdullah Aykal, tekniker kadrosunda bulunmasına karşın, kararda “ Sağlık,Kültür ve Spor Daire Başkanı” olarak gösterilmektedir. Abdullah Aykal, kadrosu korunarak, anılan Daire Başkan Vekilliği ile Rektör tarafından görevlendirilmiştir. Eğer, YÖK Başkanı tarafından görevlendirilen Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyesi Prof. Güran, kendisine verilen bu yeni soruşturma görevini, gereğince yapsa ve kolaya kaçarak, polis fezlekesini aşırmasa, şüphelilerin ifadesini alsa idi, Abdullah Aykal’ın görevinin “Sağlık,Kültür ve Spor Daire Başkanı “ olmadığını görebilirlerdi.
6. Kararda “Kurulumuzda konuya ilişkin yapılan açıklamalardan sonra, soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yapılan görüşmeler sonucunda,…” denilmekle birlikte,üyelerden biri tarafından hazırlanması ve dosyada yer alması gereken “raportör raporu”, üyelere dağıtılmamış ve üyelerden yalnızca ben, öneriye katılmadığının gerekçesini özetlemiş, sonrasında ise,kendisini raportör olarak tanımlayan üye tarafından sözlü ayrıntılı olmayan ve öneriyi önerme söz konusu olmuştur.Kararda yazıldığı gibi, ne mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi ve ne de üyelerin katılımının söz konusu olduğu görüşme olmamıştır.Yapılan bu saptama GERÇEK DEĞİLDİR.
Yukarıda sıraladığım gerekçeler doğrultusunda Mardin Artuklu Üniversitesi tekniker kadrosunda görev yapan Abdullah Aykal hakkında başlatılan, yürütülen ve yargı kararınca tüm bu işlemler iptal edilmişken, yeniden, uyduruk yöntemlerle sürdürülen yeni disiplin işlemi oluşturulması sonrası verilen çoğunluğun kararına “KATILMAMAKTAYIM”.
II. HÜSEYİN DERİNTEKİN’E İLİŞKİN KARARA KARŞI ÇIKIŞIMIN GEREKÇESİ
Mardin Artuklu Üniversitesi’nde “ambar memuru” olarak görev yapan Hüseyin Derintekin hakkında iki disiplin cezasına konu kılınan iki eyleminin varlığı kararına varılmıştır. Bunlar; 16.08.2013 tarihinde yapılan 2013/111727 ihale kayıt numaralı “Folklor Malzemesi Alımı İhalesi” ve 28.04.2014 tarihinde yapılan 2014/28765 ihale kayıt numaralı “Demirbaş Malzeme,Yazılım ve Donanım Alım İşi İhalesi” dir. Her iki suçlama, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” olarak nitelenerek, ayrı ayrı “Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası” verilmiştir. Bunlardan ilki, Hüseyin Derintekin’in “iyi hali” değerlendirilerek, “3 Yıl Süre İle Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasına” dönüştürülmüştür.
Kararda atılı suçlardan; 10.12.2012 gün ve 2012/180994 kayıt numaralı ihale ile, 13.12.2012 gün ve 2012/186371 kayıt numaralı ihalenin “disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğraması (657S.Y./127-b ve 2547 S.Y./53-C )” nedeni ile, ceza yaptırımının dışında tutulmuştur.
Çoğunluk tarafından alınan bu kararlara, aşağıdaki nedenlerle katılmamaktayım.
1. 28.05.2015 GÜN VE 2015/51 SAYILI YÖK-YDK BAŞKANI KARARINA, YARGININ İPTALİ İLE GÜÇLENMİŞ BULUNAN, DÜŞTÜĞÜM KARŞIOY GEREKÇEM GEÇERLİLİĞİNİ KORUMAKTADIR. Üyemiz Hüseyin Derintekin’e ilişkin, yargı kararı ile iptal edilen,28.05.2015 gün ve 2015/51 sayılı karara düştüğüm karşıoy gerekçemi burada yinelemek istemiyorum. Ancak, 2015/51 sayılı kararda yer alan karşıoy gerekçemi, bu karşıoy gerekçemin ayrılmaz bir parçası olduğunu yineliyorum.
2. Üyemiz Hüseyin DERİNTEKİN, “Muayene ve Kabul Komisyonu Üyesi” OLMAYIP, AMBAR MEMURUDUR. Bunun yanı sıra; ne eğitimi,ne bilgi ve birikimi, satın alınan malların teknik muayenesini yaparak, kabul edici bir karar sahibi olmasına olanak tanımamaktadır. Ambar memuru olarak yaptığı tek eylemi, sorumlu olduğu ambara giren malları SAYMAK ve AMBAR GİREN-ÇIKAN DEFTERİNE KAYIT ETMEKTİR. Bu nedenle, Rektörlük tarafından açılan ihalelerin ne karar ve ne de uygulaması aşamalarında söz ve karar sahibi olmayıp, ilgili Komisyonlar tarafından yapılan ihaleler sonrası,bunların ambar kayıtlarına alınması görevi ile sorumludur. Görüşmelerde de dile getirdiğim gibi, bu konumdaki birine, ihaleyi üstlenen kimsenin rüşvet değil, olsa olsa “bahşiş” verebileceğini belirtmiştim. Ayrıca rüşvet suçu, iki yanlı bir suç olup, ne Soruşturmacı ne de YÖK Başkanlığı, bu eylemin öteki yanını oluşturan “rüşvet veren” hakkında suç duyurusunda bulunulması gereğini bile duymamıştır.
Bir an için, Derintekin’in bu ihaleler nedeni ile “çıkar sağladığının” kanıtlandığını,belgelendiğini, çıkar sağladığı kişilerin ifade yada şikayetlerinden yola çıkarak kabul edelim (Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasına konu kılınan atılı suçun karşı tarafını oluşturan ihaleyi kazananların ifadesine bile başvurulmamıştır) . Bu durumda, Derintekin için uygulanabilecek ceza; 657 S. DMY’nın 126 ncı maddesinin C-c, C-d ile D-c maddeleri olup, bu suçların karşılığı ise “Aylıktan Kesme” ve “ Kademe İlerlemesinin Durdurlması” cezalarıdır.
KARARA; SUÇUN GERÇEK OLMAYIP, POLİS FEZLEKESİNDEN KES-YAPIŞTIR YÖNTEMİ İLE OLUŞTURULMASINDAN, BUNA KARŞIN VERİLEN CEZANIN, EYLEMİN KARŞILIĞI OLMASI GEREKEN CEZALARDAN DAHA AĞIR OLMASI NEDENİ İLE KARŞIYIM.
3. ZAMANAŞIMI KURALINA UYULMAMASI : Derintekin hakkında düzenlenen polis fezlekesi ve bu fezlekeden “kes-yapıştır” yöntemi ile aşırma/çalma yöntemi ile suç ve ceza üreten soruşturmacı ve soruşturmacının uyduruk raporuna dayalı olarak karara varan YÖK-YDK, zamanaşımı kuralına uymamıştır. Derintekin için atılı suçlar 10.02.2012 , 13.12.2012, 16.08.2013, 28.04.2014 tarihlidir. Bunlardan 2012 tarihli olanları, zamanaşımına uğraması nedeni ile, cezaya konu kılınmamıştır (657 S.DMY, Md.127-b ve 2547 S.Y.,53/C). Ancak, son iki ihalenin üzerinden, nerede ise 4 ve 3 yıl 1 ay geçmiş olmasına, ceza verme yetkisi ortadan kalkmış olmasının gözetilmeyip, ceza yaptırımına konu kılınmasına KATILAMIYORUM.
4. TEK GÜNE SIĞDIRILAN BEŞ ÜYEMİZE İLİŞKİN SORUŞTURMA DOSYASINI İNCELEMEME VE GÖRÜŞ OLUŞTURMAMA İZİN VERİLMEMESİ : Sendika Temsilcisi olarak,üyelerimize ilişkin disiplin dosyalarının incelenmesine ve YÖK-YDK toplantısına bilgi sahibi olarak katılabilme olanağı tanınmamıştır. YÖK-YDK Başkanı adına Prof.Topçuoğlu imzasını taşıyan ve soruşturma dosyasının incelebileceği bildiriminde bulunulan 29497 sayılı yazı 27.04.2017 tarihlidir. BEŞ üyemizin dosyalarına erişmemiz, araya hafta sonu ve Pazartesi gününe rast gelen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeni ile ancak. 2 Mayıs 2017 Salı günü mümkün olmuştur. Beş üyemize ilişkin soruşturma dosyasının tarafımızdan incelenmesine olanak tanınması için, 4 Mayıs 2017 günlü toplantının ertelenmesine ilişkin istemimiz, YÖK-YDK Başkanlığı tarafından kabul edilmemiştir. Oysa ki,Bakanlar Kurulu’nun 17.09.1982 gün ve 8/5336 Sayılı Kararına dayalı olarak çıkartılan “Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik” in 9. Maddesi “üyelere verilecek dosyaların 7 gün içinde incelenmesi” ni gerektirmektedir. YÖK-YDK Başkanlığı, 5 üyemiz hakkında aynı günde görüşülecek dosyaların tarafımızdan incelenmesine olanak tanımayarak, bizi “bilgi sahibi olmaksızın düşünce sahibi olmaya zorlamıştır”. Yanısıra, anılan YÖK-YDK Başkanlığı adına imzalanmış yazıda, İKİ GERÇEK DIŞILIK YER ALMAKTADIR. BUNLARDAN İLKİ, ÜYELERİMİZ ABDULLAH AYKAL İLE HÜSEYİN DERİNTEKİN HAKKINDA ÜNİVERSİTELERİNCE (MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ ) YAPILMIŞ BİR SORUŞTURMA BULUNMAMAKTADIR. HAKLARINDA DÜZENLENEN SORUŞTURMA RAPORU İSE, YÜKSEKÖĞRETİM DENETLEME KURULU ÜYESİ ELİYLE, EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN FEZLEKEDEN, KES-YAPIŞTIR YÖNTEMİ İLE ÖNÜMÜZE GETİRİLMİŞTİR. İKİNCİ GERÇEK DIŞILIK, ÜYEMİZ ABDULLAH AYKAL HAKKINDA ÖNERİLEN “DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI” ÖNERİSİNİN OLMAMASIDIR. BU NEDENLE DE ABDULLAH AYKAL HAKKINDA VERİLEN 1/30 ORANINDA MAAŞ KESİM CEZASININ GÖRÜŞME VE KARAR YERİ YÖK-YDK OLMAYIP, KENDİ KURUMUNUN DİSİPLİN KURULUDUR.
5. Yine üyemiz Tekniker Abdullah Aykal için verilen ,“1/30 Oranında Maaş Kesim Cezasına ” konu eylem “Üniversiteden ihale alan işletmecilerin lehine davranarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet vermek” olarak tanımlanmaktadır. Üyemiz Hüseyin Derintekin için ise, atılı-uyduruk suç da, Abdullah Aykal’a yüklenen suç ile aynılık gösterirken, birine maaş kesim cezası, Derintekin’e ise “devlet memurluğundan çıkarma cezası ” verilmesinin adalet ve hakkaniyet duygusu ile örtüşmesi mümkün değildir.
6. YARGI KARARI SONRASI YENİDEN İŞLEM TESİSİNDE ŞÜPHELİLERİN İFADESİNİN ALINMAMASI, YENİDEN İŞLEM TESİSİ YERİNE, ÖNCEKİ POLİS FEZLEKESİ VE BUNA DAYALI OLARAK HAZIRLANARAK, 20.07.2015 GÜN VE 6759 SAYILI YÖK BAŞKANI KARARINA TEMEL OLUŞTURULAN SORUŞTURMA RAPORUNUN, TARİHİ DIŞINDA AYNEN SUNULMASI: Çoğunluğun katılmadığım kararında; YÖK-YDK Başkanlığı tarafından, Yükseköğretim Denetleme Kuruluna gönderilen 18.01.2017 gün ve 4315 sayılı onay ile, yargı kararları ile iptal edilen 20.07.2015 gün ve 6759 Başkanlık Kararı yerine, Yükseköğretim Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran’a yeni işlem oluşturulması görevi verilmiştir. Verilen görev, 04.05.2017 günlü YÖK-YDK Kararında: “…iptaline karar verildiği için soruşturma raporunun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.maddesine göre yeniden düzenlenmesi uygun bulunarak soruşturmayı yürütmek üzere…” biçiminde tanımlanmaktadır. Görevin verildiği tarih, 18.01.2017 olmasına ve ortada 09.12.2016 günü yürürlük kazanan 2547 Sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin ilgili hükümleri yerine, 657 S. DMY nın 125. Maddesine göre düzenlenmesi istemi, tek başına usule aykırıdır. Hele hele, 657 S. DMY’ın 125 inci maddesi “ Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller” başlığını taşımaktadır. Soruşturmacı Güran, gerçek, yeni bir soruşturma raporu hazırlamamış, yerine, önceki ve yargı kararı ile iptal edilen raporuna dayalı suç ve cezaları, virgülüne dokunmaksızın YÖK Başkanlığına sunabilmiştir. (Dosya içine konmayan bu yeni rapora ulaşılamamıştır, ancak, yapılan aktarımlar, iptal edilen önceki raporundan tıpkı alınmış olarak görünmektedir).Tek başına bu bile, kamu görevlileri hakkında açılan disiplin soruşturmaları, düzenlenen sorular işin ciddiyeti ile bağdaşır olmaktan uzaktır. Ve asıl mahkum edilmesi gereken bu ciddiyetsizlik ve sergilenen sorumsuzlukla, acımasızlıkla, zalimce insanların meslek ve görevleri ellerinden alınmaktadır. Bunun hukuksal, yasal, vicdani ve etik yanını bulmanın olanaksız olduğunu yinelemekten mutluluk duymamaktayım.
7. UYGULANAN YASA KURALLARI,YASA HÜKÜMLERİNE VE ANAYASANIN 130 UNCU MADDESİNE AYKIRIDIR. Kararda ; üyemiz Derintekin hakkında iki yasanın; 657 S.DMY’nın 126 ncı maddesi ile, 2547 S. YÖY’nın 53/Ç maddesi uyarınca karar verildiği belirtilmektedir. Bu saptama YÖK-YDK tarafından yaptırılan disiplin soruşturması ve disiplin işlemlerini tümü ile YOK düzeyine indirmektedir. Çünkü; 657 S. DMY’nın 126 ncı maddesinin burada kullanılması, 2547 S.Y.da 09.12.2016’da yürürlük kazanan 53 ncü madde ortada iken mümkün değildir. Çünkü; 657 S Yasanın 126 ncı maddesine göre hüküm kurulmasının olanağı bulunmamaktadır. Bunun iki nedeni bulunmaktadır. Bunlardan ilki, üniversitelerin “bağlı kuruluş olmayıp, kamu tüzel kişiliğe sahip olarak”, kendi karar organlarına sahip olmasıdır. İkinci neden ise, bizzat 657/126 ncı maddenin son tümcesi olan “özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır” hükmü 657 S.Y. göre işlem yapılmasının hukuka uyarlı olmadığının en büyük kanıtıdır.BU NEDENLERLE 657 VE 2547 Sayılı Yasalara göre oluşturulan soruşturma ve disiplin işlemlerine ve bunlara dayalı olarak YÖK-YDK’nun 04.05.2017 GÜNLÜ KARARINA KARŞIYIM.
Yukarıda sıraladığım gerekçeler doğrultusunda Mardin Artuklu Üniversitesi ambar memuru kadrosunda görev yapan Hüseyin Derintekin hakkında başlatılan, yürütülen ve yargı kararınca tüm bu işlemler iptal edilmişken, yeniden, uyduruk yöntemlerle sürdürülen yeni disiplin işlemi oluşturulması sonrası verilen çoğunluğun kararına “KATILMAMAKTAYIM”.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder